12 Eylül darbesinin gözaltındaki ilk kayıplarından olan Hayrettin Eren’in babası Kemalettin Eren, oğluna kavuşamadan öldü. Kemalettin Eren, 21 Kasım 1980’de gözaltına alınıp İstanbul Emniyet Müdürlüğü Siyasi Şube’de ‘kaybedilen’ oğlunu bulmak için çalmadık kapı bırakmamış, Cumartesi Anneleri ile birlike mücadele vermişti.
12 Eylül sonrasıydı. Hasköylü Hayrettin Eren, 21 Kasım 1980 günü arkadaşı Ahmet Öztürk ile buluşmak için evden çıktı. Buluşma yeri, Saraçhane’ydi. Eren, burada gözaltına alınıp Karagümrük Karakolu’na götürüldü. Annesi Elmas, karakol karakol gezdi. Karagümrük’te, oğlunun adının gözaltı kayıt defterinde yazılı olduğunu görmüştü. Fakat Hayrettin’in Gayrettepe’deki Siyasi Şube’ye götürüldüğünü söylediler.
Elmas Eren, Siyasi Şube’ye vardığında, “Oğlun burada yok” denildi. Dışarı çıktığında, oğlunun otomobilinin şubenin bahçesinde olduğunu fark etti. Dönüp yeniden sorduğunda iteklendi. Arkadaşı Ahmet Öztürk, “Onu hem karakolda hem de siyasi şubede gördüm” dediyse de kulak veren çıkmadı. Bir daha Hayrettin’den haber alınamadı. Elmas ve Kemalettin Eren çalmadık kapı bırakmadı. Cumartesi Anneleri’nin her eyleminde vardılar. Sonradan gazeteci olacak olan küçük çocukları Faruk Eren de yanlarındaydı.
Başbakan Erdoğan’ın geçen yıl Cumartesi Anneleri ile buluşmasına katılan Elmas Eren söz alıp “Oğlumun tek bir kemiğine bile razıyım. Senden oğlumun mezarını istiyorum” dedi. O mezar da bulunamadı. Baba Eren’in ömrü, oğlunu bulmaya yetmedi, önceki gün solunum yetmezliğinden yaşamını yitirdi. Eren, dün Avcılar’daki Ambarlı Camii’nde kılınan cenaze namazının ardından toprağa verildi.
RADİKAL
|